SOYKIRIMINIZI TÜM DÜNYAYA DUYURMAYA ÇALIŞIYORUZ… MARUJNİ’NİN TÜRK KAHVESİ GİBİ 40 YILLIK HATIRI YOKMUŞ… HEMEN ERİDİ BELEŞ DONDURMA… RUSLAR DEMİŞ, BEKLEYECEĞİZ VE GÖRECEĞİZ. ASRİKA ASRİKA MASTİKA MASTİKA… OYNAYIN DANSÖZLER. BİR O YANA BİR BU YANA. OH NE ALA MEMLEKET…

KAYIP ÇEŞİTLERİ. TYPES OF LOSS… ETÖ VE ERDOĞAN SAVAŞINDA SON TANGO… RUSYA İLE ABD ARASINDA BEYNAMAZ… ÇİN BEKLESİN. REİZ KESİN SATAR… GARANTİLİ SATIŞLAR MEVSİMİ…
Image
Geldiğimiz nokta bu! Erdoğan Bahçeli Perinçek ittifakı memleketi ateşe attı . Ama olsun Nasıl olsa FETÖ var ! ABD ENİŞTENİZ BAYRAM DEĞİL SEYRAN AMA SAVAŞ TİYATROSUNDA SÜFYAN’I YİNE ÖPTÜ. RUSLAR ERDOĞAN’A BÜYÜK KARAFATMA DEDİ. MISIR ŞEYTAN DİYOR. BOP’TA SAFLAR O KADAR SIK DEĞİŞİYOR Kİ MİT TROLLARI BİLE DANSÖZLÜKTE OFSAYTA DÜŞTÜ. AKPLİ TROLLAR ŞOKTA. PERİNÇEKCİLER HAMAMDA FENA TERLİYOR. ÖZGÜR ÖZEL’DEN GELİYOR HAYAT ÖPÜCÜĞÜ: FETÖ YAPMIŞTIR… KILIÇDAROĞLU’NU 15 TEMMUZDA İDAM EDECEKLERDİ, EĞER NATO ORDUSUNA RUSLARLA ORTAK DARBE YAPMASAK… BU GERİZEKALIYA 5 YAŞINDAKİ BEBE BİLE GÜLER AMA CHP BAŞKAN YARDIMCISI MÜPTEZEL. BU KADAR CAHİLLİK FAZLA DEĞİL Mİ? KASTEN Mİ SALAK ACABA? 20 temmuz darbesi faili.

“OYUN ÇOK BÜYÜK”… ABD’nin Suriye Temsilcisi James Jeffrey Ankara’da Türkçe konuşarak “Türkiye’nin askerleri tehditle karşı karşıya ve “Tehditin Rusya ile Suriye olduğunu söyledi. Neden? ABD Esat’la Savaşmadı da biz savaşıyoruz? Rusya ile neden Düşman oluyoruz? Rusya dolaylarında uçan kuştan haber var. Putin, 10 gündür Erdoğan ‘ın telefonlarına çıkmıyormuş:Demek ki, plombir dondurmanın, Türk kahvesi gibi hatırı yokmuş… BİRAZDA ABD KUCAĞINA… RUS KUCAĞI AZ GELDİ 15 TEMMUZDA. KERHANEDE BİLE FAHİŞELERDE BİR NAMUS VARDIR…

Image
Arkadaşlar şu çağrıyı Khk’lı arkadaşlara ulaştıralım. Bu Forum #adalet için önemli bir adım. Çok emek veriyor, önemsiyoruz. Siyasi saiklerle görmezden gelinemeyecek kadar değerli insanları davet ettik. Çok farklı kesimleri kucaklaştıracak bir girişim. @KHKLI_Platformu

The Hançer®·5hYa bu yazdığı saçmalıklara hakikatten kendisi inanıyor mu acaba?

Image
Image
Image
Image
“Zindanlarda” hayatı karartılan (!) ‘şerefli’ Türk askerleri… Gerçekten iyi kararmış!
Image
Rusya’dan sert açıklama: İdlib’de oturup bekleyemeyiz http://haberdar.com/gundem/rusya-dan-sert-aciklama-idlib-de-oturup-bekleyemeyiz-h164025.html
Image
çok önemli bir karar. soykırım rejimi iyice köşeye sıkıştı. dans edecek yer kalmadı.

Av.Gazi KOZANOĞLU·12hBu çok önemli gelişme gündemde tutulmalı, duyurulmalı teknik ve stratejik açıdan çok önemli. Dosyalar iddia aşamasından hüküm aşamasına geldi —karar verecek yargıçlar uyarılmalı ! —masumlar ceza evinden çıkmalı ! Aslan gibi evlatlara,sırtlan gibi saldırdılar ve hala sırtlanlara yem ediyorlar. Unutulmaz bu alçaklık,her gün yeni bir alçaklık. —İntikam dugusu değil hislerim adalet eninde sonun adalet illa da adalet ta ki alçakların kaçtıları,istemedikleri adalet gelince dek illa da adalet. Şeytaniler, gizlenirler hem de her çağ göre kendilerini geliştirerek gizlerler Ancak İlahi Adalet onları ibretlik bir şekilde ifşa eder,acziyetlerini tüm dünyaya gösterir Nasıl onlar huzuru alt üst eder,onlar da alt üst olur —Bir illetin onlara musallat edilmesi adetullahtandır. Hukuka aykırı tek bir eylemi olmayan yüz binlerce masum insan iftira ile terörist ilan edilirse ve bu haksızlığa toplumun geneli susarsa, —işte o beldenin vay haline ! Yaşanan acılar yenilir yutulur şeyler değil. Yaşananları bir insan,filimde seyretse,romanda okusa etkilenir ve vicdanında kabul etmez,yapılan haksızlığı reddeder. Gerçek hayatta kendi caddesinde, kendi evladına yapılan zulümlere bir de susulursa… —işte o beldenin vay haline !

Talip Aydin · Feb 82-BM, Uluslararası Hukukun gereği olarak kararlarının icrasını teminen Türkiye’ye, -haksız tutukluluk nedeniyle başvuranlara tazminat ödemesi, -gerekli yasal düzenlemelere gitmesi, -hukuksuzluğa sebebiyet verenler hakkında işlem başlatması için süre verdi.

Siz de bu operasyonları yapanlara “terör” iftirası atsanızda, —bu hakikat bütün şeytani hesapları alt üst etti! bu açıklamayı bunun itirafı olarak kabul ediyorum. Vesselam.

Kemal Karanfil·Feb 111-BU ÜLKE VEFA VE AHLÂK FAKİRİ ! Tüm muhalefet, 17-25 Aralıkta iktidarın büyük yolsuzluklarının olduğunu söyledi ve söylemeye devam ediyor! Fakat, sırf bu operasyonu yaptıkları için 5 yıldır tutuklu olan polis ve savcıları görmezden gelecek kadar vefasız ve ahlaksızız.!

halktv.com.tr · Feb 11Kılıçdaroğlu: 17-25 Aralık’ta Erdoğan ve ailesinin yolsuzluklarını hepimiz öğrendik. Dosyayı kapattılar ancak yapılan yolsuzlukların, çalınan paraların tamamı doğrudur

Image
o zaman niye kahraman devlet memurlarına fetö iftirası atıp erdoğanın ekmeğine yağ sürüyorsun demezler mi?

Savaş Genç·19hPeki NATO, “Dostun Putin’den ısrarla satın aldığın S 400 leriniz sizi korumuyor mu?” derse ne diyeceksin?

T24 · Feb 11Milli Savunma Bakanı Akar: Rejimin saldırılarını durdurmak için NATO, Avrupa ve dünyadan somut destek sağlanmalı https://t24.com.tr/haber/milli-savunma-bakani-akar-rejimin-saldirilarini-durdurmak-icin-nato-avrupa-ve-dunyadan-somut-destek-saglanmali,860522

Image

The Hançer®·16h15 Temmuz’dan kısa bir süre önce aynı karargaha yaptığı ziyaretinde hükümete yönelik çok sert konuşmuş, vermiş veriştirmiş, adeta ‘bu böyle gitmez’ demeye getirmişti. Kumpasçı…

Image

T.C. Millî Savunma Bakanlığı · 16hBakan Akar, Türkiye’nin NATO Daimi Temsilciliği ile Türk Askeri Temsil Heyeti (TMR) Başkanlığını ziyaret ederek NATO Karargâhı’nda görevli personelle bir araya geldi.

Image
BİR NATO BİR RUSYA OLDU MU ASRİKA… MASTİKA MASTİKA.. OOOOHH…

G.Bahar Gndz·15hLütfen sesimizin duyulmasına yardımcı olun Şehit J.Ütğm. Murat Ataş’ın Eşi Sezen Ataş, Silahlı Terör Örgütü Üyeliğinden yargılanıyor.Ailemiz bu topraklar için 4 şehit verdi Hangi Terör Örgütü gözü kırpmadan Vatanı için canının veriyor Vicdanlı ve hukuka uygun davranmanızı umuyorm

We are now on Instagram : https://instagram.com/persecutedturkishcadets_355/… and YouTube: https://youtube.com/channel/UCh0QUTC62KP0WjULGD2r3wA/featured… Keep following us for updates! Persecuted Turkish Cadets

@CadetsTurkish




Image
Aydin Ergun, father of Alican, one of the 355 imprisoned cadets Grieving for his son, he struggled to cope with his cancer He passed away this morning He was going to see his son tomorrow He won’t be able to End of story Alican couldn’t attend his father’s funeral

Turkish cadets in Canada

Image
🇨🇦

have a message! We will continue to be the voice of our persecuted friends. Justice will prevail! #justicenotmercy

Image
MUSTAFA ÇALIŞKAN Istanbul emniyet müdürü İŞKENCECİ VE FİŞLEMECİ ALÇAK sözde Emniyet müdürü, (2014 -ve halen ) ISTANBUL emniyetindeki tüm işkence, fisleme ve ölümlerden bizzat sorumlu. 15 Temmuz tiyatrosunun mimarlarindan,yolsuzluk,selam tevhit ve pkk dosyalarını kapatan. İşkencecileri iyi tanımak lazım. Zira işkence suçlarında zaman aşımı yoktur. Gerçi bunu, olayın faili olan emniyet görevlileri daha iyi biliyordur ama gözlerine ve beyinlerine perde inmiş anlaşılan.

Av.Gazi KOZANOĞLU·Feb 11Alttaki twitler panikle söylenen bir soykırımın itirafıdır ! —Şahsın yorumlarını dikkate almayın bir suçun varlığını sadece hukuk belirler ; masumlara iftara eden,vs suç işleyenler değil !

Image
‘Hukuksuzluklara imza atan hakim ve savcılar bu yazışmaları iyi okuyun; tazminat ve yargılamalar sizi bekliyor’ https://buff.ly/37dxeCK

Fahrettin Altun · Feb 11FETÖ’ye yönelik topyekun başlatılan arındırma operasyonlarının talimatını bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan vermiştir.

Image
Siyasi gücün etkisi ile hukuksuz kararlara imza atan HAKIMLER, SAVCILAR aşağıdaki yazışmaları iyi okuyunuz, TAZMİNAT ve YARGILAMALAR sizi bekliyor.Savunmalarınızı hazırlamaya başlayın, kararların altında SİZiN imzanız var!

recep uzunalli·9hGüzel Allah’ım cc.Rabbım” Efendimizin SAS yolunda olan bütün Anneleri, Ezvac-ı tâhirat R.A ile, beraber eyle.Âmin.Allah’ım ccÂminn.Biricik”bir tek Anam “ vardı.! Rahmet-i Rahman’a”kavuştu.Cihanda ki” Annelerim ve Anam”için, dualar”dileniyorum.!Gurbetteyim.! Sahibini tanımadığın,Yarını olmayan, cennet bile, cehennemdir.! Yarını olmayan” her lezzet elemdir.! Lezzetin bekası, Lezzetten çok daha lezizdir.!

Özet mi? Hizmet insanları aksiyon insanı ve medrese insanı olmada kendini ispat etmişti! Geriye velayet kalmıştı ve bu musibetlerle tekye-zaviye insanı olma fırsatı onlara verildi ve ekseriyetle de veli oldular! Bundan sonraki adım, bu makamları koruyarak bütün dünyaya temsil ile hizmetleri 10-100-1000 kat artarak yola devam etmek!

Image

Tens of thousands of civilians are currently on the streets and in cars, most of them women, children, and elderly people, with snowfall and sub-zero temperatures. Children shiver, women cry and elderly people pray. Thread on the situation along the Turkish border right now, in Idlib and northern Aleppo, as the regime and Russia depopulate western Aleppo of its inhabitants. NGOs and the local population utterly unable to cope with these non-stop mass waves of displacement…

Image
Türkiye’de
0-6 yaş arası #780BebekHapiste
6-18 yaş arası 2.500 çocuk hapiste
11.000 kadın tutuklu

Arzu Yildiz ·Feb 11Küçük Ahmet’in annesine pasaportu verin diye arayacak değil ya!

30ARTI · Feb 11UYUŞTURUCU BARONUNUN TAHLİYESİ İÇİN… Burhan Kuzu’nun hakimleri defalarca aradığı doğrulandı

Mustafa Barna@Mustafa_BARNA-Cem Küçük , sosyal medyada TUTUKLU ANNELER, BEBEKLER, HAMİLE KADINLAR ile ilgili sosyal medyada ALGI ÇALIŞMASI yapıldığını iddia etmiş Yazılanlar hayal değil hakikattir. Yalan değil gerçeğin ta kendisidir. SOYKIRIMINIZI TÜM DÜNYAYA DUYURMAYA ÇALIŞIYORUZ HamileTutuklu EsraSaral

Av. Isik Matthews·9mSaçma sapan yorumlar yapıp küçük düşmeyi bırakın artık. Ne idamı ne planı. Şuan yaşananlar ne, kör müsünüz?

Ceyhun İrgil·4h750 milyon dolarla 75 şehirde 150 öğrenci yurdu yaparsın 75 şehirde mükemmel 75 huzurevi veya hastane yaparsın 75 şehirde 750 tane kreş yaparsın 75 bin öğrenciye burs verebilirsin Sonra diyorlar ki İktidarı neden eleştiriyorsunuz? İhtiyaca değil dinazora para harcadığı için…

T24@t24comtr · 21h750 milyon dolar harcanan Ankapark kapatıldı https://t24.com.tr/haber/750-milyon-dolar-harcanan-ankapark-kapatildi,860563…

Alpha@Alpha__1911_·4hEmekli edilebilmesi için orgeneralliğin üçüncü yılında olması gerekiyordu Özgür efendi. Efendilerin eline ne tutuşturursa hemen papağan gibi medya önünde okuma. Akın Paşanın adını da kirli ağzına alma terbiyesiz herif.

Özgür Özel · 10hAkın Öztürk’ü 2015’te emekli etmeyip de Yüksek Askeri Şura üyeliğine atayan Recep Tayyip Erdoğan mı soruyor bu soruları? Darbenin hazırlıklarını yapan Akın Öztürk’ün görev süresini Kemal Kılıçdaroğlu mu uzattı?

Kayyum olarak atanan isim yolsuzluktan tutuklandı!

3 yıl önce kayyum atanan Haliç Üniversitesi’nin eski mütevelli heyeti başkanı Mansur Topçuoğlu, üniversite kaynaklarını haksız olarak kendine ait ya da bağlantılarının bulunduğu şahsi şirketlere aktardığı ve zimmetine para geçirdiği iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kayyum olarak atanan isim yolsuzluktan tutuklandı!

Topçuoğlu, kayyumun hukuksuz işlerine dair mahkemeden tedbir kararı aldığını ve üniversite yönetimini devralmak üzere iken kendisine kumpas kurulduğunu ileri sürdü. Topçuoğlu, iki kardeşi, baldızı ve üniversitenin avukatı ile birlikte tutuklandı.

Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı’nın başkanı olan ve bu vakfın kurucusu olduğu eski Haliç Üniversitesi mütevelli heyet başkanı olan Mansur Topçuoğlu, vakıf ve üniversite kaynaklarını haksız olarak kendine ait ya da bağlantılarının bulunduğu şahsi şirketlere aktardığı iddiasıyla 2016’da mahkeme kararıyla görevinden alınarak yerine kayyum atamıştı. Yüksek Öğretim Kurulu da, Haliç Üniversitesi’nin faaliyet iznini 1 yıl süreyle durdurmuş ve yönetimini İstanbul Üniversitesi’ne devretmişti. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından 13 Mayıs 2019’da düzenlenen raporda, Topçuoğlu’nun Haliç Üniversitesi üzerinden usulsüz işlemler yaptığı ileri sürülmüştü.

YÖK’TEN SUÇ DUYURUSU

Rapor ardından, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), Mansur Topçuoğlu ve diğer kişiler hakkında üniversite aleyhine gerçekleştirdikleri eylemler için savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Başlatılan soruşturmada bilirkişi, Topçuoğlu’nun zimmetine 40 milyon TL geçirdiğini ileri sürmüştü. İstanbul Mali Şube ekipleri geçtiğimiz Cuma günü Mansur Topçuoğlu, baldızı Ceylan Aksoy, kardeşleri Remzi Topçuoğlu, Safa Topçuoğlu ve avukat Mustafa Korkut Hazinedar’ı gözaltına aldı. Emniyet işlemlerinin ardından 6 şüpheli pazartesi günü tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

EMNİYETTE SUSMA HAKKINI KULLANDI

Emniyette susma hakkını kullanan Mansur Topçuoğlu, İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nde verdiği ifadesinde kendisine kumpas kurulduğunu ileri sürdü. Halen Haliç Üniversitesi’nin mütevelli heyeti başkanı olduğunu söyleyen Topçuoğlu, “Heyet başkanı olarak yeniden seçildim. Ancak kayyum tek başına bir genel kurul yaparak üye olmayan kişilerle üniversiteye başka bir mütevelli heyeti seçti. Ben asliye hukuk mahkemesinden heyete üye olmayan kişilerce genel kurul toplantısı yapılamayacağına dair tedbir kararı aldırdım. O kararı üniversite yönetimine tebliğ ettim. Gözaltına alınmamış olsa idim haftaya yapılacak toplantıya icra ile giderek heyet başkanı olarak çıkacaktım’ dedi.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Topçuoğlu ifadesinin devamında, “Öğrencilerin ödemelerinin benim şahsi hesabıma gönderilmesi mümkün müdür? Zimmet adı altında menfaat temin etmeyi bırakın Haliç Üniversitesi’ne kefil olmam nedeniyle kendi mal varlıklarımdan borçlarını ödüyorum. Gayrimenkullerim, arabalarım hacizlidir. 12 milyon 311 bin TL alacaklısı olduğum senet ile ilgili ağır ceza mahkemesinde yargılamam devam etmektedir” dedi. Kayyumun görevini kötüye kullandığını ileri süren Topçuoğlu, “Kayyum şikayeti üzerine buradayız. Suçlamaları kabul etmiyorum. Kayyum görevini kötüye kullanmasını örtbas etmek için hakkımda asılsız suçlamalarda bulunmuştur” şeklinde konuştu.

KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU

Topçuoğlu, “İstanbul üniversitesi görevlilerinin mal varlıklarındaki artışları araştırmam ve usulsüzlükleri ortaya çıkarmamam için bu tür suçlamalara maruz kaldım. Ben zimmet suçunu kabul etmiyorum” dedi. Topçuoğlu’nun avukatı ise vakıf yöneticilerinin kamu görevlisi olmadığına dair birçok mevzuat bulunduğunu belirterek, “Özel üniversite yöneticileri kamu görevlisi sıfatında değildir. Kamu görevlisi olmayan bir kişinin bu sıfata büründürülüp tutuklanmaya sevk edilmesi yanlıştır. Müvekkilim suçsuzdur, serbest bırakılsın” ifadelerini kullandı.

TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Hakimlik, Vakıf Yüksek Öğretim kurumları yönetmeliği kapsamında kamu kurumu çalışanı olan Mansur Topçuoğlu, baldızı Ceylan Aksoy, Mustafa Korkut Hazinedar, Remzi Topçuoğlu ve Safa Topçuoğlu’nun ‘zimmet’ suçundan tutuklanmasına karar verdi. Kararda, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016 yılında kayyum ataması Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı Başkanı ve Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mansur Topçuoğlu’nun vakıf ve üniversite üyeliğinin sonlandığı belirtildi. Buna rağmen 2017’de üniversitedeki sıfatı ile bir kısım mahkeme ve icra müdürlüklerinde avukat olarak yer aldığı anlatıldı.

İŞTE KARAR…

Mansur Topçuoğlu’nun baldızı Ceylan Aksoy’a ait olan Teras Gıda Ltd. Şti. şirket çalışanlarının ücretinin Haliç Üniversitesi banka hesabından yapıldığı, öğrenci ücretlerinin okul hesabına değil avukat Mustafa Korkut Hazinedar’a ait bir hukuk bürosunca tahsil edildiği fakat ödemelerin üniversite hesabına geçirilmediği belirtildi. Topçuoğlu’nun şahsına ait olan Yeni Yüzyıl gazetesinin tüm demirbaşları üniversite tarafından alındığı ve çalışan 140 kişinin ücretinin de Haliç Üniversite’si tarafından ödendiği de belirtildi.

Osmangazi Köprüsü’de satılıyor!

Açıldığı dönemde otomobiller için İstanbul ile İzmir arası gidiş dönüş maliyetinin 500 TL’den fazla olması ile çok tartışılan Gebze-İzmir otoyolunun işletmesini üstlenen Otoyol Yatırım AŞ’de potansiyel hisse satışı için uluslararası yatırım bankası JP Morgan’ı danışman olarak yetkilendirildi.

Osmangazi Köprüsü'de satılıyor!

Türkiye’nin en büyük altyapı projelerinden biri olan ve Osmangazi Köprüsünü de içeren Gebze-İzmir otoyolunun ihalesini Nisan 2009’da Nurol, Özaltın, Makyol, Astaldi ve Göçay firmalarının oluşturduğu konsorsiyum kazandı.

Toplam yatırım bedeli 7.3 milyar dolar olan projenin 4.96 milyar doları kredi, 1.5 milyar doları özkaynak ve 800 milyon doları net erken işletme geliri ile fonlandı.

Sözcü’nün haberine göre, konu hakkında doğrudan bilgi sahibi bir kaynak JPMorgan’ın yetkilendirilmesinin ardından potansiyel alıcıların değerlendirileceği belirtilerek, “Ne kadarlık bir hisse satışı olacağı, alıcılara, fiyata ve ilgiye bağlı olarak değişir” dedi. JPMorgan konu hakkında yorum yapmadı, Otoyol AŞ’den ise haberin yazıldığı sırada bir cevap alınamadı.

Projede yüzde 19’un altında payı bulunan İtalyan Astaldi, İtalyan inşaat sektöründeki gerilemeden sert bir şekilde etkilenerek konkordato ilan etmişti.

Bu kapsamda Türkiye’deki varlıklarından da çıkan Astaldi geçen sene sonunda da İstanbul üçüncü köprüdeki yüzde 33 hissesini Türk ortağına satmak için anlaşmıştı.

Otoyol Yatırım AŞ’de Nurol İnşaat ve Özaltın’ın yüzde 26.98 hissesi bulunurken, Astaldi’nin yüzde 18.86 ve Göçay’ın da yüzde 0.2 hissesi mevcut.

Gebze-İzmir otoyolunun değer tespiti ve potansiyel alıcıların belirlenmesine yönelik danışman seçimi için girişimlere başlandığı geçen sene başında duyurulmuştu.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü Çinlilere

Aralık ayında altı Çin şirketinin oluşturdukları fonla Üçüncü Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun yüzde 51’ini satın alacağı basına yansımıştı.

Söz konusu şirketler: China Merchants Expressway, CMU, Zheijiang Expressway, Jiangsu Expressway, Sichuan Expressway ve Anhui Expressway.

688.5 milyon dolar harcayacaklar

Konsorsiyum üyeleri ortaklık için 688.5 milyon dolar harcayacak. Projede en büyük ortak yüzde 31 pay ile China Merchants Expressway’in olacak. Onu yüzde 20’lik pay ile CMU, yüzde 17.5 ile Zhejiang ve Jiangsu Expressway, yüzde 7 ile Sichuan Expressway ve yüzde 7’lik pay ile Anhui Expressway izliyor.

3 milyar dolar

Kule yüksekliği 322 metre olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün genişliği ise 59 metre. Köprü 1.408 metre açıklığa sahip ve toplam uzunluğu 2 bin 164 metre. Yatırım maliyeti ise 3 milyar dolar. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde, günlük 135 bin araç geçiş garantisi bulunuyor. 

Kaynak:Sözcü

FEHİM TAŞTEKİN YAZIYOR

Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?

ABD’nin Suriye’ye yerleşmek için gerekçe yaptığı IŞİD ile İdlib’e hükmeden HTŞ arasında fark yok. Tek fark birinin biraz daha takiyyeci ve maslahatçı olması. Peki, Türkiye’nin ateşe atılması anlamına gelen Amerikan kışkırtmasının arkasında ne tür bir destek var? Açıklamalara bakılırsa Jeffrey atılacak adımları koordine etmek için gönderildi. 

Şu James Jeffrey ne mübarek bir insan! Amerikan baş diplomatı Mike Pompeo’dan mesaj getirmiş; “ABD, Suriye’ye, İran’a, Rusya’ya Hizbullah’a karşı Türkiye’nin yanında.”

Saray’ın ince işler müdürü İbrahim Kalın’ın sicim sicim kasvetlenen simasına nur gibi çarpıyor; gülümsüyor, gülümsetiyor. Ne iyi bir misafir! Epey de hırlaşmıştık halbuki ama olsun NATO ortaklığı bugün için var!

Durum mizah kaldıramayacak kadar kötü ama bunun üstesinden gelecek tek şey de mizah!

Büyük bir özgüven ve meydan okumayla Türk askerini mayınlı tarlaya sürdükten sonra Savunma Bakanı Hulusi Akar, NATO, Avrupa hatta dünyaya “Suriye rejimini durdurmaya yardım edin” diye çağrıda bulunuverdi. Şubat sonuna kadar Suriye ordusunu Türk askeri gözlem noktalarının gerisine gönderme kararlılığı sürüyor. Dün Rusya lideri Vladimir Putin’le görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan risk çıtasını bir hayli yukarı itti:

“Şubat ayı sonuna kadar rejimi gözlem noktalarımızın gerisine çıkartmakta kararlıyız. Bunun için karada ve havada her ne gerekiyorsa tereddüt etmeden yapacağız.” Sert sözler, savaş ilanından bir kıl aşağıda.

Ateş açan ateş bulur! Erdoğan’ın da Arapça olarak tekrar ettiği sözdür, “Men dakka dukka.” Eden bulur anlamında; “Çalma (kapıyı) çalınırsın.”
Türk askeri varlığı pek çok noktada Suriye’nin içinde. İdlib ve çevresinde kuşatma altına alınan askeri gözlem noktası ve yeni konuşlanma alanlarının sayısı 10’u geçti.

***

Bu stratejik çerçeveyle ilan edilen savaş sadece sahadaki askerleri değil Türkiye’nin tüm sınır boylarını açık hedef haline getiriyor. Askeri uzman olmaya gerek yok; durum, kendi vahametini kendisi betimliyor:

 Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı’ndan farklı olarak hava sahası Türk uçaklarına kapalı. Yaralı askerleri almak için helikopter bile sokulamıyor.

 Türkiye’nin müdahaleleri sahadaki haritanın değişmesini önlemedi. Suriye ordusunun önüne set çekmek için Serakıp’ta bariyer kurdular, 8 askerin canına mal oldu. Pazarlık masasında Rusya’yı sıkıştırmak için bu kez Taftanaz’a bariyer kurdular, 5 can daha gitti, ocaklar karardı. Sonuçta Serakıp da Taftanaz da tutulamadı. Harita değişmeye devam ediyor.

 Şubat sonuna kadar konulan hedefin başarısı esasen Şam’a kadar gitmeyi gerektirir. Bu da mutlak ve çok aktörlü bir savaştır.

 Bu gidişat, ateşi Türkiye’nin içine çekecek bir maceraya dönüşüyor. Eğer gerilimi tırmandırmakta maksat Rusya ile yeni bir ateşkes hattı belirlemekse bu da şu ana kadar işe yaramadı. Kremlin, Erdoğan-Putin görüşmesine ilişkin “Soçi Mutabakatı dahil Türkiye ve Rusya arasındaki anlaşmalarının tümüyle uygulanmasının önemi vurgulandı” notunu düştü. Ruslara göre sahada olup biten Türkiye’nin uygulamadığı mutabakatın Rusya ve Suriye tarafından uygulanmasından ibaret.

 Meselenin bir diğer kılçıklı tarafı; Türkiye’nin sahadaki müttefiklerinin hiçbiri savunulacak türden örgütler değil. İdlib’e hükmeden ana unsurlar Türkiye’nin kendi terör listesinde de yer alıyor. El Kaide ve türevlerine kalkan olan bir stratejiye uluslararası toplumdan yardım isteniyor. Suriye’deki durum Suriye’nin Dostları Grubu’nun oluşturulduğu 2012’den çok farklı bir yerde.

 Ve dahası Erdoğan’ın geldiği ‘fikir atlası’ Osmanlı sonrası çizilen sınırları geçici ve suni görse de burası Suriye toprağı. Suriye’ye girmek için ellerinde hukuki dayanak yok, sadece çöpe attıkları Adana Mutabakatı’na gönderme yapıyorlar. Bu mutabakat, kapıları terör örgütlerine açmayı değil Suriye hükümetini tanımayı, koordinasyon sağlamayı, ortak komiteler kurmayı ve birlikte sınırları muhafaza etmeyi gerektiriyor.

Özetle BM’nin de, ABD’nin de, AB’nin de, Türkiye’nin de terör örgütü saydığı yapılara karşı yürütülen operasyonu durdurmak için bir NATO gücü kendini ortaya koyuyor. Bunu yaparken de İdlib’de ilerleyen Suriye ordusuna “işgalci” diyor! Bunların hiçbiri izahı kabil değil, ne akılla ne mantıkla ne de hukukla.

NATO’cu-Avrasyacı kavgasının tarafları ısrarla Türkiye’nin gerçeklerden kopmuş halini eksen kaymasıyla izah etmeye kalkışıyor. Biri “Türkiye, NATO ve Avrupa’dan uzaklaşmasaydı bunlar da başına gelmezdi” diyor. Öteki Batı uşaklığına karşı Rusya ile derinlemesine ortaklığı çare olarak görüyor.
Hayır, bu eksen meselesi değil omurgasızlık halidir. Her boşluğa yatan bir istikrarsızlıktır bu. Türkiye biri için ‘güvenilir ortak’ diğeri için ‘güvenilir muhatap’ olmaktan çıktı. Rusya ile ilişkiler bir güven temelinde yükselmedi ki! Dün bunu açıkça söylemezlerdi ama bugün artık kalemler sivriliyor: Erdoğan’la iş yaparken birinci kural “Güvenme”, ikincisi de “Güvenmediğini unutma.”

Suriye’deki cehennemin Batı-Körfez bloku tarafından bölgenin başına açtığı bir bela olduğu gerçeğini görmezden gelmemizi bekliyorlar. Özellikle barutu ve ateşi buluşturup daha sonra sıvışan NATO kanadındaki uyanıklar. Türkiye, Batı’nın en alkışlanan ortağıyken Suriye’de bu tezgâh kuruldu.

***

Dönelim ABD’nin heyecanlanmasına… Bu seferberlik karşısında düşmanları nasıl da sıralıyor: Suriye, İran, Rusya, Hizbullah…

Aslında hizalıyor, hizalamak istiyor. Özel elçiyi bunun için Ankara’ya gönderiyor. İştiyakla. Erdoğan’ın Türkiye’ye sürüklediği bataklığı fırsata çevirip Ankara’ya NATO’da biçimlenmiş ‘fabrika ayarlarına’ dönmesini buyuruyor.

ABD iki temel beklentiyle hareket ediyor:

 Birincisi, Türkiye ile Rusya arasındaki çatlağı büyütmek. Putin’in Türk-Amerikan uyuşmazlığını kullanarak Astana sürecini başlatıp ortaklığı S-400 satışına kadar vardırırken güttüğü mantık bu kez Amerikalılarca kopyalanıyor. Manidar bir zamanlama ile ABD Hazine Bakanlığı üç bakan ve iki bakanlığa koyduğu yaptırımları kaldırdı. Yani teşvik paketi açılıyor. “Hazır fırsatını bulmuşken Rusya’dan uzaklaş” diyorlar.

 İkincisi, eğer Türkiye, Suriye ve müttefiklerini İdlib’de oyalarsa ABD’nin Fırat’ın doğusundaki askeri varlığına sıra gelmeyecek. Dün Haseke’nin doğusunda Amerikan güçleri ile yerel halk arasında yaşanan gerilim ve küçük çaplı çatışma, ABD’yi Suriye’den gönderme konusunda izlenecek stratejiye dair küçük bir ipucuydu. Suriye yönetimi askeri bir karşılaşmadan ziyade yerel unsurları harekete geçiriyor. Amerikan güçleri için güvenli seyir imkânının ortadan kaldırılması Suriye’de kalma konusundaki tartışmaları yeniden başlatabilir. O yüzden Amerikalılar İdlib ateşinin olabildiğince harlanmasını umuyor. Türkiye bunu yapacaksa ne âla!

ABD’nin Suriye’ye yerleşmek için gerekçe yaptığı IŞİD ile İdlib’e hükmeden HTŞ arasında fark yok. Tek fark birinin biraz daha takiyyeci ve maslahatçı olması.

Peki, Türkiye’nin ateşe atılması anlamına gelen Amerikan kışkırtmasının arkasında ne tür bir destek var? Açıklamalara bakılırsa Jeffrey atılacak adımları koordine etmek için gönderildi. Nedir bunlar? Bilmiyoruz.

Ancak Başkan Donald Trump’ın kulağına en yakın isim olan Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien bazılarının sevincini kursağında bırakacak bir soğutmada bulundu. “Küresel bir polis olarak oraya paraşütle inip saldırıları durdurmamız mı bekleniyor?” diye sorup ekledi: “İdlib’e askeri olarak müdahale edeceğimizi sanmıyorum. Durum çok kötü. Fakat biz Rusların, İranlıların ya da Esad’ın tüm eylemlerini durdurma pozisyonunda değiliz. Oradaki kötü durumu sona erdirecek sihirli bir şey yok.”

Bu sözler, “Türkiye gereğini yapsın biz arkasında duralım” seçeneğini dışlamıyor. Fakat bu seçenek TOW gibi güç dengesini etkileyecek türden silah temini ya da başka her ne ise Rusya’nın kararlılığını etkiler mi? Elbette Türkiye’ye kapıları açık tutmayı önemsemekle birlikte Putin’in Eylül 2015’ten beri yürüttüğü savaşta elde ettiği sonuçları tersine çevirecek bir yola girmesi beklenmiyor. Böyle bir şey uluslararası sahnede Rus yıldızını yeniden parlatan stratejiyi hızlıca söndürür. Fakat Rusya’nın, Suriye’nin arkasında sapa sağlam dururken Türkiye’nin önünden çekilmesi de olası bir senaryo olarak değerlendirilebilir. Bu seçenek Türkiye’yi doğrudan Suriye ordusu, İran unsurları ve diğer milis güçleriyle karşı karşıya getiriyor. ABD’nin koruyucu bir kalkan işlevi görmediği bir durumda bu tür bir seçeneğin Erdoğan’ın tercihi olduğunu sanmıyorum. Rusya ile köprüleri atmayı göze alabilecek kadar Erdoğan’ın eli rahat değil. Tam teşekküllü bir savaştan kaçınıp şöyle ya da böyle Suriye sahnesinde var olmak için Moskova’nın vereceği güvenceleri hâlâ önemsiyor. Putin’le görüşme ve heyetler arası müzakereleri sürdürme kararı da bunu gösteriyor.

Putin de Türkiye ile cepheleşerek İdlib’in bir NATO meselesine dönüşmesini istemiyor. Rusya’nın Suriye’deki stratejisi başından beri aynı istikamete gidiyor. Niyet, amaç ve hedefte bir sapma yok. Amerikalılar şimdi Türkiye’yi nereye itiyor, asıl bakılması gereken ­nokta burası.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *