Beldetün Tayyibetün nifakı başlamıştır. Sizin dininiz size, benim dinim de bana (Kafirun-6)… Bir soğan soyuluyor yaşarıyor gözler bir memleket soyuluyor aldırmıyor öküzler… Düşman zaten düşmandı, Dostta bizi hakkıyla tanımadı. Süreç mi? Bitsin artık! Yeni Çıkacak yasaya göre KHKlı sağlıkçılar özel kuruluşlarda çalışamayacak. Amacınız nedir?

Beldetün Tayyibetün nifakı başlamıştır… Hayrettin Karaman’ın 2011’de fetvası AKP içindeydi. AKP içinde 2011’den beri Süfyan Erdoğan’ın (dedesinin adı Tayub’tu) beklenen kurtarıcı olduğunu Kuran’dan bu iki kelime ile izah edip, Mehdi ve Halife diye biat alıyorlar. Sayısız vaka var. Önceden Bir komutan emrindeki askerlerine cesaret vermek için yatılmaz denilen yerde yatar, durulmaz denilen yerde durur, vurulmaz denilen hedefi vururdu. Şimdi ise hükümetin altını temizlemek için üniformalı kamera karşısına çıkıyorlar. Yazık y-a-zı-k…

Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ‘itaat etme’nin ‘farz’ olduğunu ileri sürdü. Maklube sofraları varken,şan Şeref,itibar,çevre,makam,Mansıp vs. devşirmek için hizmet yamaçlarında gezen, şimdi hiç biri yokkende tasını tarağını toplamış ve hatta sırtından daha münafıkça vuran münafıklar topluluğu… Akıbetiniz çok elim…!!!

İftira ve saldırgan yayınlarıyla bilinen Akit TV’de bir programa katılan Taşaltın, sunucunun “Erdoğan yalnız mı?” sorusuna şu cevabı verdi: “Elbette yalnız. İslami olarak şu anda Cumhurbaşkanına itaat etmek farzı ayn’dir karşı gelmek de harpten kaçmak manasında haramdır.”

HARRAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. Ramazan Taşaltın: “Erdoğan’a itaat farz, karşı çıkmak harptir, haramdır. ” Gözünüz aydın! Artık bir tane daha Allahınız var! Sonra vay efendim neden 500 üniv arasında yokuz, ahanda işte bu kafalar yüzünden!!! Kafirun suresi aklmıza geldi. Bunların dini İslam değil. Veya Tağut şeytan dedikleri devletle angut oldular.

BİR KONKORDATO KARARI DA 3. HAVALİMANINDAN

Çok sayıda sektörden gelen konkordato ilanlarının ardından 3. havalimanının (İstanbul Havalimanı) kargocusu da konkordato ilan etti. Dün açılışı yapılan yeni havalimanına ( İstanbul Havalimanı ) kargo hizmeti verecek şirketler arasında yer alan Bilin Lojistik şirketi de konkordato istedi.

İGA Havalimanı İşletmesi A.Ş ile geçtiğimiz yıl altı şirket arasında Kargo Şehri ve Yer Hizmetleri Kampüsü için alan tahsis sözleşmesi imzalanmıştı. 250 milyon Avro’luk anlaşmalar 25 yıllık işletme süresince geçerli olacak.

ABD’Lİ BEYAZ EŞYA DEVİ TÜRKİYE’Yİ TERK EDİYOR

ABD menşeli beyaz eşya firması Whirlpool Türkiye pazarındaki satışlarına son verme kararı aldı. Reuters’a açıklama yapan şirket, mevcut ticari faaliyeti üzerine yeniden odaklanmak ve doğru ölçekte tekrar konumlandırmak üzere Türkiye’deki yerel satış oprasyonundan çıktığını belirtti. Şirketin Türkiye’de Hotpoint ve Indesit markalarıyla faaliyet gösteriyor.

Manisa’da ihracat odaklı üretime devam edeceğini açıklayan şirket açıklamasında, “Süreç tamamlanana kadar, Whirlpool olarak iş akışını mevcut haliyle sürdürülmesi ve geçiş döneminde sürekliliği sağlayacağımız konusunda güvence veriyoruz” ifadeleri yer aldı. Whirlpool’un Türkiye’de üç mağaza, 83 bayi ve 398 satış noktası bulunuyor.

ZORLU HOLDİNG VARLIKLARINI BİR KISMINI SATIYOR

Zorlu Enerji portföyündeki varlıklar için stratejik veya finansal ortaklık, hisse/varlık satışı gibi farklı stratejik opsiyonları değerlendirmek amacıyla İş Yatırım ve Garanti Yatırım’ı yetkilendirdi.

Dünya’nın aktardığına göre Zorlu Enerji’den KAP’a yapılan açıklamada, şirketin dolaylı bağlı ortaklıklarından Trakya Gaz Dağıtım ve Gazdaş Gaziantep Doğalgaz Dağıtım’ın paylarının veya varlıklarının “bir kısmının veya tamamının satış imkanlarını araştırmak” ve bu amaçla “gerektiğinde potansiyel alıcılar ile görüşmeler yapmak” üzere İş Yatırım’ı yetkilendirdiği duyuruldu.

MELEN BARAJI SU TUTMUYOR: 1,5 MİLYAR TL BOŞA GİTTİ

İstanbul’un su ihtiyacını karşılaması iddiasıyla yapımı 4 yıldır süren ve 1 buçuk milyar TL harcanan Melen Barajı tamamlanamıyor. Zeminin hassas olması nedeniyle barajın gövdesinde oluşan çatlaklar su tutma işlemini engelliyor. Dört buçuk yıldır inşaat aşamasında olan Büyük Melen Barajı’nda sona bir türlü gelinemedi. Sık sık barajın “yakında” açılacağı söylense de onarım gereken projede en az bir baraj yapımı kadar bütçeye daha ihtiyaç olduğu ifade ediliyor.

Maliyeti nedeniyle de tartışılan ve yeni bir baraj kadar masrafının olduğu ifade edilen Melen Barajı için İstanbul’a tünel kazılması da yandaş Kalyoncu inşaata verilmişti. Kağıthane ile Bahçelievler ve Sefaköy arasına 4 metre çapında ve 22 kilometre uzunluğunda bir tünel kazılması için yapılan ihaleyi Kalyon İnşaat 872 milyon TL ile kazanmıştı. Kalyon İnşaat, son yıllarda toplam büyüklüğü 100 milyar TL’ye ulaşan ihaleler kazanmıştı.

Ankara merkezli 7 ilde sözde ‘F…’ operasyonu başladı. 2011 yılında yapılan, polislikten komiserliğe geçiş sınavında soruları alarak komiser yardımcısı olduğu iddiasıyla 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Sabah saatlerinde itibaren polisleri gözaltına alınacak kişilerin evlerine baskınlar yapmaya başladı.

AKP’li Süfyan Tayyip Erdoğan’ın Beştepe’deki bin 100 odalı sarayının genel bakımı ile diğer hizmetlerini yapmak üzere ‘sürekli işçi’ kadrosuna 1.108 işçi alındı.

Daha önce taşeron işçilere yaptırılan bu hizmetler için de kadro açılmasıyla sarayda çalışan memur, sözleşmeli personel ve işçi sayısı iki kat birden artarak Haziran sonu itibarıyla 2 bin 374’e çıktı. Bu sayının, seçimlerden sonra oluşturulan yeni kurullarla birlikte çok daha yukarılara çıktığı tahmin ediliyor. Kadronun genişlemesiyle Süfyanlığa ait telefon sayısında da iki kata varan artış oldu.  2 bin 84’ten 4 bin 137’ye çıktı. Aynı dönemde faks sayısı da 89’dan 95’e çıktı. Telefon sayısında en büyük artış santrale bağlı telefonlarda yaşandı. Santrale bağlı telefon sayısı son bir yılda bin 746’dan 3 bin 783’e, cep telefonu sayısı da 301’den 317’ye çıktı. Müstakil telefon sayısı 37’de kaldı. Kadrolu Süfyan kölesi 1.108 işçi, 479 kadrolu memur, 787 sözleşmeli personel çalışıyor. 2019 yılı bütçe verilerine göre Süfyan tasarruf yapmıyor, müsrüf israf yapıyor ve milletin kanını emmeye devam ediyor.

PES DEDİRTEN ÇARPITMA: GÜLEN ‘AF’ DEDİ; ONLAR YİNE ‘SUİKAST’ ÇIKARDI!

   Pinterest  Google+

İktidarın yayın organı Star’ın yazarı Ersoy Dede’nin, akla ziyan bir şekilde çarpıttığı videoya, yine kendisi gibi operasyonel isimlerden destek geldi. Fethullah Gülen’in son sohbetinde Metin Külünk’e suikast emri verdiğini yazan ve montajladığı videoyu paylaşan Dede, söz konusu çarpıtma tweet’ine Metin Külünk’ü de etiketledi.

Dede’nin ifadelerini alıntılayan Külünk de takipçileriyle, “Çok teşekkür ediyorum Ersoy Kardeşim. Dikkat ve duyarlılığınız çok değerli” mesajını paylaştı. Dolaşıma sokulan ‘tamamlanmamış cümle’yi Ersoy Dede gibi iftira ve yalanlarıyla tanınan Fatih Tezcan, Ömer Turan gibi isimler ile AKP terolü hesaplar ardı ardına paylaştı.

Oysa ki Fethullah Gülen, son sohbetinde örnekler vererek Hizmet Hareketi gönüllülerine, ‘Size bu eziyet ve zulümleri yapanları affetmeye hazırlanın, kendinizi buna hazırlayın’ nasihatinde bulunuyor. ‘Size de bana da düşen başınıza balyozlar indirenleri, külünkle vuranları affetmektir. Buna hazırlanın. Büyüklük budur.’ diyen Gülen’in cümlesindeki af kısmı montajlandı. ‘Külünk’e subliminal suikast mesajı diye çarpıtıldı. Videodaki cümlenin tamamı dinlendiğinde, Gülen’in ‘külünk’ ifadesini, TDK’nın ‘Taşları, kayaları parçalamakta kullanılan sivri iki ucu sivri kazma’ anlamında kullandığı net olarak anlaşılıyor.

Çarpıtma videoyu yayan isimlere tepki gösteren herkul.org Editörü Osman Şimşek, videodaki ifadelerin bütününü yayımladı. Şimşek, ”Şeytanın aklına gelmez bunların çarpıtma, hud’a ve entrikaları. “Külünk” kelimesinin manasını cahilliklerinden bilmiyorlar diyeceğim ama siyak-sibaktan olsun anlardı kıt akılları. Hayır, şeytanlık bütün sermaye ve sanatları! İşte kesip parçalayıp yaydıkları videonun ilgili kısmı.” mesajını paylaştı.

İşte o sohbetin ilgili kısmı:

YIKTI SÜFYAN TAYUB 15 TEMMUZLA ECDADI

LÜTFU ŞEYTANDAN BİR TAÇ EYLEDİ HEMAN

RÜYETİ’DE NAZAR HEM NİYETİ TAM Kİ SEBAT

KESER DÖNER SAP DÖNER HESAP VER HASED

Rüyeti

Kayseri’de 16 işadamına 4 ile 10 yıl arasında değişen hapis cezası

Kayseri’de Gülen cemaati soruşturması kapsamında görülen davada aralarında iş insanlarının da bulunduğu 18 kişiye 4 yıl 2 ay ile 10 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.

4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava, sanık sayısının fazla olması nedeniyle konferans salonunda görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklardan Nuri ve Halil Korkmaz kardeşler ile Mehmet Akif Gülhan ve tutuksuz sanıklar Ahmet Ö, Ahmet Osman B, Bayram G, Davut Ü, İbrahim Hakkı G., Doğan Ü., Sami G., Uğur P., Ömer E., ve Ahmet B., ile avukatları hazır bulundu. Tutuksuz sanıklardan Ülkü Seçilay S., Mehmet B., Osman B. ve Süleyman Ü. ise duruşmaya katılmadı. Tutuksuz sanık Nagihan B. ise duruşmaya, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile Bursa’dan katıldı. Örgüt üyesi oldukları iddiasıyla yargılanan şüpheliler üzerlerine atılan suçlamaları kabul etmeyerek beraatlarını istedi.

Mahkeme heyeti yapılan yargılama sonucu, tutuklu sanıklardan Nuri ve Halil Korkmaz kardeşleri, ‘Silahlı terör örgütüne üye olduğu’ iddiasıyla 10’ar yıl hapis cezasına çarptırarak, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Heyet, tutuksuz sanıklardan İbrahim Hakkı G., Ülkü Seçilay S., ve Sami G.’yi aynı suçtan 7’şer yıl 6’şar ay, Abdurrahman Ö., Ahmet B., Ahmet Osman B., Nagihan B., Davut Ü., Doğan Ü., Osman B. Ömer E., Süleyman Ü. ile tutuklu sanık Mehmet Akif Gülhan’ı 6’şar yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırdı. Heyet, tutuklu sanık Mehmet Akif Gülhan’ın yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliyesine karar verdi.

Aynı mahkemede tutuksuz yargılanan Bayram G.’yi ise, aynı suçtan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar Uğur P. ve Mehmet B.’nin ise, delil yetersizliğinden beraatlarına hükmetti.

AİHM, bebeğiyle tutuklu olan annenin tahliye talebini reddetti

AİHM, Adalet Bakanlığı’nın ‘cezaevi koşulları uygun, bebek beşikte yatıyor, yeni doğan bebekler için özel bölüm var anne ile bebeğinin beslenmesine dikkat edilşyor’ savunmasını yeterli buldu ve bebeğiyle birlikte tutuklu bulunan Yazıoğlu’nun tahliye talebini reddetti.

İzmir’de, hamileyken Gülen cemaati soruşturması kapsamında tutuklanan ve kaldığı cezaevinden bebeğinin yaşam koşulları nedeniyle tahliyesi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuran zabıt katibi Tuba Yazıcıoğlu’nun talebi reddedildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Terörle Mücadele Şube ekipleri, 28 Nisan 2017 tarihinde düzenlenen operasyonda ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla zabıt katibi Tuba Yazıcıoğlu’nu gözaltına aldı.

Hamile olan Yazıcıoğlu, emniyetteki sorgusunun ardından sevk edildiği adliyede 3 Mayıs 2017 tarihinde tutuklandı. İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na konan Yazıcıoğlu, hamileliğini gerekçe göstererek tahliye başvurusunda bulundu. Ancak yerel mahkeme, Yazıcıoğlu’nun başvurusunu reddetti. Bunun üzerine Yazıcıoğlu, Anayasa Mahkemesi’ne tahliye başvurusu yaptı. Yazıcıoğlu’nun hamileliği ile ilgili tedavi gördüğü hastaneden cezaevi koşullarının sağlığını olumsuz etkilemeyeceği yönünde raporun sunulduğu Anayasa Mahkemesi de talebi reddetti.

Yazıcıoğlu, Haziran 2017’de hastanede doğum yaparak tekrar cezaevine döndü. Yazıcıoğlu bu kez bebeğinin yaşamı için cezaevinin koşullarının yetersiz olduğunu gerekçe gösterip AİHM’ye hak ihlali ve tahliye başvurusu yaptı. AİHM’de Adalet Bakanlığı’ndan konuyla ilgili bilgi istedi. Adalet Bakanlığı, AİHM’ye gönderdiği belgelerle cezaevi koşullarının tehdit oluşturmadığını, aksine Yazıoğlu’nun bebeğinin beşikte yattığını, yeni doğan bebekler için düzenlenen özel bir bölümün bulunduğunu, rahatsızlık durumunda hastaneye yatırıldığını, hem annenin, hem de bebeğinin beslenmesine dikkat edildiğini belirtti. AİHM de Adalet Bakanlığı’nın gönderdiği belgelere dayanarak Yazıoğlu’nun tahliye talebini reddederken, hak ihlaline yönelik başvurusunu iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul etmedi.

Kıymetli ömür sermayesi yazın ne yiyeceğim,

kışın ne giyeceğim düşüncesiyle harcandı gitti.

Sa’dî-i Şirâzî

Ben gümüş tenli, güzel bir Yusuf ararken,
Sende bir Yusuflar ülkesi buldum.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Zor iş imiş, aşkı gizlemek olmaz.
Zor olan bu ki, her sırrı anlatmak olmaz.
Ağzımı ne ararsın, beni sarhoş mu sandın?
Baş vermek olur, sırrı açık eylemek olmaz.

Yâ Rabb nedir bu keşmekeş-i derd-i ihtiyâc
İnsânın ihtiyâcı ki bir lokma nânadır*Ziyâ Paşa*
Ey Allah’ım, nedir bu ihtiyaç derdinin kavgası, çekişmesi?
İnsanın ihtiyacını karşılamaya bir lokma ekmek yeter, bir lokma ekmekle doyar.

Bâb-ı rızkı kimseden seddeylemez ol pür-kerem
Bir kapu seddetse açar gayrısın virmez elem
Sa’y ider tahsîl-i rızka gafil insân cehd idüb
Rızk ise andan ziyâde anı ister dem-be dem
* *
Rızık kapısını kimseye kapatmaz o cömertlik sahibi.
Bir kapı kapatırsa başkasını açar, vermez elem.
Gafil insan rızkını kazanmak için çalışır, çabalar.
Rızık ise ondan daha fazla ister onu her zaman.

Âkıl isen kıl namâzı çün saâdet tâcıdır
Sen namâzı şöyle bil ki mü’minin mi’râcıdır
* *
Akıllı isen kıl namazı, çünkü mutluluk tacıdır.
Sen namazı şöyle bil ki, inananın miracıdır.

Şükr-i ni’met ni’meti müzdâd ider.
Küfr-i ni’met hâli dîger-gûn ider.
*
Nimete şükretmek nimeti çoğaltır.
Nimete nankörlük mevcut hali de bozar, harap eder.

Fâriğ ol aybın gözetme kimsenin
Tâ ki Hakk setreyleye aybın senin
*** Lûtfî (Alvarlı Efe Hz.)***
Alâkadar olma, ayıplarını gözetme kimsenin.
Tâ ki, Allah da senin ayıplarını örtsün.

Ma’rifet iltifâta tâbi’dir
Müşterîsiz metâ’ zâyi’dir
***
Ustalık önem verilmeye bağlıdır.
Müşterisiz mal kayıptır.

Ne hoş demdir safâ-yı subh-gâhî
Ki anda bahş olur nûr-ı İlâhî

Ne hoş demdir sabahın huzuru.
Ki o vakit dağıtılır Allah’ın nuru.

Vefâ her kimseden kim istedim andan cefâ gördüm
Kimi kim bî-vefâ dünyâda gördüm bî-vefâ gördüm
***** Fuzûlî *****
Her kimden ki vefa istediysem, ondan cefa gördüm.
Kimi gördümse şu vefasız dünyada, vefasız olduğunu gördüm.

Öyle bed-hâlem ki ahvâlüm görende şâd olur
Her kimün kim devr cevrinden dil-i nâ-şâdı var
***** Fuzûlî *****
Öyle kötü haldeyim ki, her kimin feleğin zulmünden kederli bir gönlü varsa hallerimi gördüğünde, benden daha kötüleri de varmış deyip sevinir.

Yâ Rabb ne esîr-ü nemed ü tâc olayım
Mansûbe-i devletde ne Leclâc olayım
Yâ Rabb beni muhtâcına muhtâc itme
Muhtâc isem ancak sana muhtâc olayım
*?*
Ey Allah’ım, ne keçe külahın, ne tacın esiri olayım.
Ne de devlet oyununda Leclac gibi usta birisi olayım.
Ey Allah’ım, beni sana muhtaç kullarına muhtaç etme.
Muhtaç olacaksam sadece sana muhtaç olayım.
—–
– Nemed: Keçe, keçe külah.
– Leclâc: Satranç oyununu icat ettiğine inanılan kişidir. Her ne kadar gerçek mucidi olmasa da bu oyunu ustasından öğrenip İran’da yaymıştır.
– Mansûbe: 1 . satranç oyununda “nerd” in ayrıldığı oyunların yedincisi. 2 . tedbir, oyun, açmaz.

Gül ü lâle izâr-ı tâb-dârından kinayetdir
Sana mânend olur mu verd-i ahmer yâ Resûlallâh
Rızâ bâğ-ı belâgatda aceb şûrîde bülbüldür
İder her şeb kitâb-ı na‘tın ezber yâ Resûlallâh
*** Neccâr-zâde Şeyh Mustafâ Rızâ ***
Gül ve lale deyişim parlak, nurlu yüzünü anlatmak için birer kinayedir.
Yoksa sana benzer olur mu kırmızı gül ey Allah’ın Elçisi?
Rıza, belagat bağında tuhaf, perişan halde aşık bir bülbüldür.
Her gece senin naat kitabını ezber eder ey Allah’ın Elçisi.

-Hayâl Beste –
Roma’nın şarkını fethettiğin andan sonra,
Yüce dağlar gibidir gördüğün iş, Türk oğlu!
Girdiğin yerde asırlarca kalıştan başka,
Kurduğun devlet asırlarca muzaffer yürüdü.
Tâlihinin döndüğü en korkulu yıllarda bile,
Yürüyen düşmanı son hamlede döktün denize.
Açtığın ülkede, yoktan yaratış kudretini,
Azminin kurduğu yüzlerce şehirden fazla,
İri firûzeye benzer nice gök kubbeyle,
Dehre aksettiriyor, gerçi, büyük mîmârî;
Bu eserler seni göstermeğe kâfî diyemem.

Şi’re aksettirebilseydin eğer, dinlerdin,
Yüz fetih şi’ri, okundukça, çelik tellerden.

Resme aksettirebilseydin eğer, ömrünce,
Ebedî cedleri karşında görürdün canlı.

GÖNLÜM İSTERDİ Kİ MÂZÎNİ DİRİLTEN SAN’AT,
SANA TÂRİHİNİ HER LÂHZA HAYÂL ETTİRSİN…
*** Yahyâ Kemâl Beyatlı ***

HASED VE NİFAK

Erdoğan ‘Allah’ın bir lütfu’ olarak gördüğü 15 Temmuz’u sorgulatmıyor. Satın alınan medya ile halka dayatılan senaryoyu sorgulayan kim olursa kendini hapiste buluyor. Örneğin 15 Temmuz günü Acıbadem’de yüksek bir binanın çatı katına öğlen vakti yerleşen keskin nişancılar kimdi?

Darbe planı nerde? Davalar var Mahkumiyet var Ama ortada darbe planı yok! Bakanları almaya giden asker yok 80 ihtilalinde hangi fırınların açık olacağı dahi belliydi Ama 15 temmuza ait bir plan yok Ne var? Eller cepte 1 paşa Sır olan Adil Öksüz Yıkılan Cumhuriyet Tek adam rejimi ve Savaşa sokmak için zemin hazırlıyorlar..

Bizim dine göre bu farz değildir. Bize transfer olmak isteyenler dm.

Harran Üniversitesi Rektörü: “İslami olarak şu anda Cumhurbaşkanına itaat etmek farz-ı ayndır…” Her Müslümanın yerine getirmesi gereken Allah’ın açık bir emri; farz-ı ayn yani. Kur’an’da Recep Tayyip Erdoğan ismi nerede geçiyor, göster. Olay şu; Başkan oldu. Ama bu ona yetmez. Onun bir de halife ilan edilmesi gerekiyor. Bu Rektör vs nin açıklamalarına benzer sıkça açıklamalar duyacağız. Çünkü 2019 da Erdoğan’ı halife ilan etmeye hazırlanıyorlar. En tepeden çakılsın diyedir belki de…. Yezidlere itaat edilmez!

Beldetün Tayyibatün diyorlar 7 yıldır, herhalde AKP içinde beyin yıkamayı bilmiyorsunuz. Necdet Sezer’e niye itaat etmediniz? O da devletin başıydı. Demirel’e…? Özal’a…? Ya Abdullah Gül’e? Hem de sizden biriydi. Yobazın her türlüsü mide bulandırıyor. Ha islamcısı Ha Kemalisti Ha cemaatçisi.

Kur’an’ımızın İstanbul hakkında buyurduğu “Beldetün tayyibetün” … Bu buluşta ayetteki ‘Belde-i Tayyibe’nin İstanbul şehri olduğuna işaret vardır. 

“Andolsun, Sebe’ halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: ‘Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.‘ “(Sebe, 34/15)

Lekad kâne li sebein fî meskenihim âyetun, cennetâni an yemînin ve şimâlin, kulû min rızkı rabbikum veşkurû lehu, beldetun tayyibetun ve rabbun gafûr(gafûrun).

ayetinden Molla Camî İstanbul’un fethini çıkarmıştır. Ayette âdeta denizin iki yakasının tasviri yanında, güzel belde ifadesiyle de İstanbul’u hatırlatıyor. Bunun yanında “Beldetun Tayyibetun” ifadesinin ebced değeri olan 857 rakamı, İstanbul’un hicrî fetih tarihidir.(bk. Elmalılı Hamdi Yazır, VI/3958).

Önce hadisi şerifi nakledelim:

“Allah Teala, mü`min kullarına Roma`nın merkezi olan  Kostantiniye`nin tesbih ve tekbir ile fethini nasip buyurmadıkça kıyamet kopmayacaktır.” (Deylemi, Ramuzul-Ehadis,s:478, Hadis No:5946; Süre-i Feth Tefsîri, s:284)

Sevgili Peygamberimiz, Fetih`ten 8 asır evvel İstanbul`un fethini şöyle müjdelemişti:

“Kostantiniye  (İstanbul) elbette fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onu fetheden asker ne güzel askerdir.” ( Camiussağir,c:2,s:123; Müsned,4/235; Süre-i Feth Tefsîri, s:277; Feyzül-Kadir,c:5,s:262)

Bu müjdeye mazhar olabilmek için Ashab-i Kiramdan itibaren çok sayıda kumandan ve ordusu İstanbul`u fethetmek için girişimde bulunmuştu.

Hatta Fatih`in babası 2. Murad, yanında o zaman 4 yaşında olan oğlu Fatih ve Akşemseddin`le birlikte mürşidi Hacı Bayram Veli`yi Ankara`da ziyaret eder ve şöyle der:

“Ya Üstad, himmet buyurun da bu şeref bize nasip olsun.”

Hacı Bayram Veli, şöyle cevap verir:

“Efendi, bu şeref şu çocukla bu adama nasip olacak!”

Çocuk Hz. Fatih, adam ise Fatih`in Hocası Akşemseddin`di. Nitekim öyle de oldu.

Denebilir ki, gaybı ancak Allah (cc) bilir, başkası bilemez.

Doğrudur, ama O`nun bildirdikleri de bilir. Firaset ve Basiret de burada devreye girer.

İşte Fatih`in Hocası Akşemseddin de bunu biliyordu ve 6 Nisan`da başlayan muhasara sonrasında fetih gecikince, Hz.Fatih bazen sabırsızlanarak Hocasına “fetih ne zaman?” diye soruyordu. Hatta Fatih`in ordusunda Akşemseddin gibi ulemadan ve evliyadan 77 kadar ermiş insan bulunuyordu. ( Süre-i Feth Tefsîri,s:281) Nihayet 29 Mayıs 1453 Salı günü işaret edildiği gibi fetih gerçekleşti.

Yine Rum süresi ( 30. Süre) nin ilk 5 ayetinde İstanbul`un fethine işaret vardır. Şöyle ki:

Bu âyetlerde ” Rumlar`ın Iranlılara mağlup olduktan sonra onlara galip geleceği ve o günde mü`minlerin ferahlayacağı” haber veriliyor. Gerçekten Bi`setin  (peygamberliğin) 5., miladi 613 yılında bu iki komşu ve rakip devlet kanlı bir muharebeye giriştiler ve Doğu Roma perişan oldu. Kısa zaman sonra tekrar Roma`nın galip geleceği anlatılıyordu.

Öyle de oldu, Hicret`in 2. Yılı, Miladi 624`de Müslümanların Bedir Savaşı`nı kazandığı gün, Doğu Roma da İran`ı yenmişti. Burası tamam!..

Burada Romalıların İran`a galip geldikten sonra ileride Müslümanlar`a mağlup olacaklarına işaret vardır. Şöyle ki:

Ebu Said`i Hudri ve  bazılarından rivayet edilen kıraatle 2. Ayette geçen “gulibet” kelimesi malum sigasiyle “galebet”; 3. Ayetin sonundaki “seyağlibun” kelimesi de meçhül sigasiyle “seyuğlebun” okunduğu takdirde:

“Rumlar`ın Iranlılara galip geldikten sonra, ileride  mağlup olacaklardır.” manası çıkar. Bu ise, öncekilerden daha uzak ve geleceğe ait olmak itibariyle daha büyük bir mucizedir. (Hak Dini Kur`an Dili,c:6,s:3801-3802; Beydavi Tefsîri,s:115; Ruhul-Beyan Tefsîri,c:7,s:6)

Bazı İslam alimleri, yine bu ayetlerden gününe varıncaya kadar zaman tayin ederek Müslüman`ların Kudüs`ü fethedeceklerini çıkarmış ve öyle de olmuştur. (Hak Dini Kur`an dili,c:6,s:3802)

SÜFYAN TAYUB FETH ETMİYOR; YIKIYOR

Bil Koleji Kurumları’nın ‘hak sahibi’ olduğu Özel Halkalı Bil Koleji’ni işleten Ceren Eğitim Kurumları Ltd. Şti konkordato ilan etti.

“16 yıldır AKP’ye her türlü desteği verdim.” diyen vatandaş, AKP’ye ve Erdoğan’a böyle isyan etti: “Her şeyimizi bozdurduk. Yastığımızın altıda üstüde boş artık!”

15 temmuzda yaşananlarla hiç ilgisi olmayan, kimsenin canına, malına kastetmemiş öğretmen, öğrenci, işçi, memur, ev hanımı, esnaf,.. binlerce sivil, kimisi 3-5 günlük olan erler, asker öğrenciler 2 yıldır sadece adalet istiyor. Bu insanların sesini duymanız için DahaNe Olmalı ki

AKP’liler Erdoğan’ın liderliğindeki devletin onların “dostu” olduğunu düşünüyor fakat aynı zamanda banka harcamalarından telefon konuşmalarına her türlü bilginin MİT ve Bilgi Teknolojileri Kurumu yasalarıyla o sevdikleri devletin elinde olduğunu unutuyor.

Tam 1sene önce bugün yüreğimize bir kor düştü.Meriç koca bir aileyi hayalleriyle birlikte yuttu.Zulümden kaçan koca bir aile Hüseyin Maden Nur Nadire Bahar ve Feridunu unutmadık,unutturmayacağız Allah rahmet eylesin

”Politikacılar dünyanın her yerinde aynıdır, nehir olmayan bir yere köprü yapacaklarına söz verirler.’’ (N.Khrushchev)

”Güvensiz kalplerimizi, karaktersiz insanlara borçluyuz.’’ (Charles Bukowski)

Bir Meriç hikayesi Meriç mi yoksa Türkiye’nin adaleti mi daha karanlık diye kendilerine sordular ve Meriç’e doğru yürüdüler. Zülümden umuda kaçışın hikayesi…

İP,Donarak şehit olan askerlerimizle ilgili soru önergesi veriyor,Ak Parti red, MHP ve HDP ise çekimser oy veriyor! Biri veriyor,biri reddediyor,ikisi çekiniyor,Chp saçını tarıyor!! Olan;gene Mehmetçiğe Oluyor! Peki kim bunlar diye hiç merak etmiyormusunuz? Dolar 5,50’nin altına indi ama elektrik, doğalgaz ve akaryakıta 7 liradan hesaplanarak gelen zamlar neden düşürülmüyor? Her mahallede, her sokakta, her evde bir KHK mağduru var. Her ailede yakından veya uzaktan akraba bir ihraç var. Bir şeyleri düzeltmek için neyi bekliyorsunuz, yeni intiharları mı ? DahaNe Olmalı ?

İran rejimini anlatan Persapolis filmi bizim de geleceğimiz noktayı gösteriyor… Darbe görünümlü işgal operasyonu 15 Temmuz’a olur veren ve içinde yer alan gladyo, bu çapta bir hukuksuzluğun ülkeyi ileride çok büyük sorunlarla baş başa bırakacağını da biliyor. 2019’da kan akacak, 2020’de Birleşik Türkiye kurulacak diyenler ne halt yediklerinin farkındalar.

Hastasiniz lan siz! Yarin Hocaefendi çıkıp “Dede” kelimesini kullansa sohbette, bu denen saray şeysi altına kaçırır. Ruh hastası.

Veya…

Affedebilir miyiz? Belki de göreceklerimizden sonra evet…

Elbette Dünyanın en büyük Havalimanının bizde olması güzel ama keşke Dünyanın en büyük Havalimanı ile övüneceğimize, Dünyanın en büyük açık cezaevi olduğumuz için utansak. The opening of Istanbul 3rd airport comes at a very high price. At least 38 – some estimate 400!- construction workers lost their lives, 24 in prison for striking & hundreds still with unpaid wages. Sayıştay: Mevzuata aykırı uygulama nedeniyle iki köprüden 2,5 milyar TL zarar edilecek Sayıştay raporuna göre, mevzuata aykırı sözleşme uygulamaları nedeniyle bugünkü kurlarla 3. Köprü’de 1 milyar 781 milyon, Çanakkale Köprüsü’nde ise 951 milyon TL’lik …

Her iki projede de dikkatli incelenirse illuminati sembollerini barındırıyor. İstabuldaki lale değil yılan figürü… Her iki projenin sembolleride aynı mimarlar… Her iki projede de dikkatli incelenirse illuminati sembollerini barındırıyor.

  1. Bu iki projedeki ortak özelik mimar kadrosu. Pininfarina and AECOM top Fuksas and Hadid to win Istanbul New Airport commission ZAHA HADİD…

  1. Harran Üniversitesi Rektörü Ramazan Taşaltın: İslami olarak şu anda Cumhurbaşkanına itaat etmek farzdır ! 🤬 Ulan Bu Tayyip Allah mı Peygamber mi ?! -“Ey iman edenler! Allah’a ve Rasulüne itaat ediniz….” (Enfal / 20) “Tevhide İftiralar”… Devekuşuna demişler: -şu yükü taşı -olmaz ben kuşum. -O zaman uç. -vış ben deveyim nasıl uçayım.” demiş. Bu AKP misalidir. diyorlar: -Halifeye itaat farzdır, karşı gelenin kanı helaldir. -O zaman niye genelevlerini kapatıp kadınları kurtar mıyor? -Burası şer’i devlet değil,

    Süfyan’ın dişi versiyonu olan bu çakaldan umutlanan varsa aklını bir doktora yoklatsın. Hitler samanında Führer’in kadın versiyonları vardı. Soykırım projesinde kullanılan her eşel, dişi veya erkek, mutlaka eşeltir ve eşekliği bakidir. Fethullah Gülen Hocaefendi’ye Hocam diyordu.

    Duruşmada ara karar: Mahkeme ’in tutukluluğunun devamına hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 8 Ocak 2019’da görülecek. 3 yıl önce bu saatlerde rejiminin polisleri, kayyımları İpek Medya’nın kapısını kırıyordu. İpek Medya bir başarı hikayesiydi, haramilerce gasp edildi, yağmalandı ve kapatıldı. Unutmadık, unutmayacağız!

    Nihat DAĞLI-7 Aydır SİLİVRİ CEZAEVİNDE 36 kişilik koğuşta “210 GÜNDÜR NE AĞACA DOKUNABİLDİM NE GÖLGESİNDE DİNLENEBİLDİM” diyor Suçu: NT kitap mağazalarından alışveriş yapmak, Bank Asya’ya para yatırmak

    Herkes Neşe Karaböcek olamadığı gibi herkes de TRT de program yapamaz ! Önce Erdoğan’ı iki,üç kez övmek lazim ( sayıya ve derecesine gore belediyelerden de program verilir.) Sonra muhalefeti iki,üç kötülemek lazım (sayı ve seviyesine göre Kültür Bakanı bile olunabilir ).

    “Aşırı Sağ ve Popülizm” neden yükseliş gösteriyor? Akademisyen Mahmut Akpınar yorumluyor.

    Süfyan’ın dişi versiyonu olan bu çakaldan umutlanan varsa aklını bir doktora yoklatsın. Hitler samanında Führer’in kadın versiyonları vardı. Soykırım projesinde kullanılan her eşel, dişi veya erkek, mutlaka eşeltir ve eşekliği bakidir. Fethullah Gülen Hocaefendi’ye Hocam diyordu. Eşek ne kanır Zefiran nedir? Yani eşek safrandan ne bilir ne anlar demek istiyor bu Azeri kardeşler. Gerçi hanım başımda söylüyor, yazıyorum. Deyim, atasözü sözlüğü gibi. Zefiran pahalı bir baharattır. Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına diye tamamladı. Türkiye aşı katıklanıyor! Bağda Erik var idi. Selam aleyk, (Selamün Aleyküm) var idi. Bağda Erik gurtardı (Bitti), Selam aleyk (Selamün Aleyküm) gurtardı (bitti). Azerbaycan Türkleri Atasözü Selam verdim Rüşvet deyüdür diye almadılar diyen Fuzuli’nin ruhu şad olsun. Kanuni’ye uyup İstanbul’a gelmişti de!

    BYLOCK VE BANK ASYA LİSTELERİNDEKİ AKP’LİLER. Bahane üretiyorlar:

    Mehmet Ali Birand: Mesele de bu ya zaten Kalite ve kıskançlık Cemaat kalite yönünden Türk zihneyitinin çok üstündeydi.

    Hz. Yusuf’u da kardeşleri kıskançlıktan dolayı kuyuya atmıştı Eğer cemaat aczimendiler gibi olsaydı, islama saldırma gerekçesi olarak kullanmak için bizzat laikler korurdu cemaati…

    1.5 Milyar TL boşa gitti… Kalyon İnşaat’ın yaptığı Melen Barajı su tutmuyor…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *